Uçmanın özgürlük olduğunu, bağımsızlık olduğunu dinledim Onlar’dan. Üç galon benzin, iki galon yağ ve birkaç metal parçasının insan ruhunda yarattığı fırtınaları anlayabilmek için gereken tek şeyin, uçma yeteneği olduğunu öğrendim.
On dakika sonra terden sırılsıklam hale gelecek uçuş tulumunu pırıl pırıl halde giyerlerken kaderleriyle dalga geçtiklerini gördüm. Rugan ayakkabılarını, uçuş aletlerine göstermek için ayna gibi parlatmadı Onlar. Ellerindeki levyeye, önlerindeki onlarca göstergeye güzel gözüksün diye sinekkaydı tıraş olmadı Onlar. Onlar ölüme giderken, çirkin suratlı Azrail’e meydan okumak için böyleydiler.
Çok pilot tanıdım.Bir roketle vurulduktan sonra, önündeki cama, başındaki kaskına sıçrayan kan lekeleriyle uçmaya devam edenleri duydum. Pilot arkadaşının cenazesini taşıyan pilotları dinledim.
Uçmanın bir meydan okuma olduğunu Onlar’dan öğrendim. "Uçmak yerçekimine karşi çikmaktir. Uçmak dogaya isyan etmektir" dediler.
Pilotların, doğaya ve doğala meydan okuduklarını gördüm. Ağır hareketlerine, telaşsızlıklarına imrendim. Onların, hızı havadayken sevdiklerini anlayamadım. Sakinliklerini kıskandım. Altlarındaki metal yığınının hantallığının Onlar’ın tüm aşırılıklarını törpülediğini kavradım.
Dağları, dereleri, tepeleri aşağılarcasına uçarken gözlemeye çalıştım Onlar’ı. Yüreklerinden geçen bin bir duygu selini öğrenebilmek için çırpındım. Ama olmadı. Sepette uçmakla, uçurmak arasındaki kilometrelerce yolu aşamadım. Kendimi, bir kartalın pençesindeki fare gibi hissettim. Yerde de uçar gibi yürümelerine, konuşmalarına boyun eğdim...
30 Kasım 2009
*geri dönenler
Ben adı yalana karı$ıp aslında doğru olanlardanım.. Kıymetimi bilenede, bilmeyenede dualar yollarım.. Allahım yollarını açık etsin ki uzakla$sınlar benden.. iyiliğimi istemeyenler birgün pi$man olup dönerlerse büyük yanlı$$.. onları geldikleri gibi geri yollarım.. benden daha iyisinimi buldu ben her halimle kralını sollarım... Benden uzaklara gitmek bazen kar, bazen zarar.. dostluğum ölüme kadar sürer..
dü$manımsa gün gelir elbet bana diz çöker.. ben aklı gel git kızlardanım.. sevmedim deseler de agalar, pa$alar.. ben yinede gün gelir herkesin aklında sabahlarım..
Ben adı yalana karı$ıp aslında doğru olanlardanım.. Kıymetimi bilenede, bilmeyenede dualar yollarım.. Allahım yollarını açık etsin ki uzakla$sınlar benden.. iyiliğimi istemeyenler birgün pi$man olup dönerlerse büyük yanlı$$.. onları geldikleri gibi geri yollarım.. benden daha iyisinimi buldu ben her halimle kralını sollarım... Benden uzaklara gitmek bazen kar, bazen zarar.. dostluğum ölüme kadar sürer..
dü$manımsa gün gelir elbet bana diz çöker.. ben aklı gel git kızlardanım.. sevmedim deseler de agalar, pa$alar.. ben yinede gün gelir herkesin aklında sabahlarım..
dü$manımsa gün gelir elbet bana diz çöker.. ben aklı gel git kızlardanım.. sevmedim deseler de agalar, pa$alar.. ben yinede gün gelir herkesin aklında sabahlarım..
Ben adı yalana karı$ıp aslında doğru olanlardanım.. Kıymetimi bilenede, bilmeyenede dualar yollarım.. Allahım yollarını açık etsin ki uzakla$sınlar benden.. iyiliğimi istemeyenler birgün pi$man olup dönerlerse büyük yanlı$$.. onları geldikleri gibi geri yollarım.. benden daha iyisinimi buldu ben her halimle kralını sollarım... Benden uzaklara gitmek bazen kar, bazen zarar.. dostluğum ölüme kadar sürer..
dü$manımsa gün gelir elbet bana diz çöker.. ben aklı gel git kızlardanım.. sevmedim deseler de agalar, pa$alar.. ben yinede gün gelir herkesin aklında sabahlarım..
26 Kasım 2009
*the ballad of the reading goal
yet each man kills the thing he loves
by each let this be heard,
some do it with a bitter look,...
some with a flattering word,
the coward does it with a kiss,
the brave man with a sword!
some kill their love when they are young,
and some when they are old;
some strangle with the hands of lust,
some with the hands of gold:
the kindest use a knife, because
the dead so soon grow cold.
some love too little, some too long,
some sell, and others buy;
some do the deed with many tears,
and some without a sigh:
for each man kills the thing he loves,
yet each man does not die.
by each let this be heard,
some do it with a bitter look,...
some with a flattering word,
the coward does it with a kiss,
the brave man with a sword!
some kill their love when they are young,
and some when they are old;
some strangle with the hands of lust,
some with the hands of gold:
the kindest use a knife, because
the dead so soon grow cold.
some love too little, some too long,
some sell, and others buy;
some do the deed with many tears,
and some without a sigh:
for each man kills the thing he loves,
yet each man does not die.
*p.s. i love you
Bazen hoşçakal demen gereken zamanlar vardır. Acıtmasına rağmen denemeyi öğrenmelisin..... Biliyorum, gitmene izin vermeliyim Ama biliyorum ki nereye gidersen git Asla uzakta olmayacaksın.. Çünkü parlak bir yıldızın ışığı gibisin. Yaşamımda parlamaya devam edeceksin... Hiçbir mesafe bizi ayrı tutamaz, Sen benim kalbimde olduğun sürece Bu gözlerden hiçbir gözyaşı düşmeyecek. Çünkü aşkın gerçek sevgisi asla ölmez Sonsuza dek canlı kalır... Zaman sahip olduklarımızı alamaz... Birlikte olduğumuz zamanları hatırlayacağım Zamanımızın bittiğini düşünebilirsin,,,
*hero
I'm so high. I can hear heaven.
but heaven don’t hear me.
they say that a hero could save us.
I’m not gonna stand here and wait.
I'll hold on to the wings of the eagles.
Watch as we all fly away.hi-igh-igh!
Someone told me that love would all save us.
But how can that be, look what love gave us.
A world full of killing, n' blood-spilling
that world never came.
Now that the world isn't ending,
it's love that I’m sending to you.
It isn’t the love of a hero,
and that’s why I fear it won’t do.
And they say that a hero could save us.
I’m not gonna stand here and wait.
I'll hold on to the wings of the eagles.
Watch as we all fly away.
And they're watching us
They're watching uS
as we all fly away.
but heaven don’t hear me.
they say that a hero could save us.
I’m not gonna stand here and wait.
I'll hold on to the wings of the eagles.
Watch as we all fly away.hi-igh-igh!
Someone told me that love would all save us.
But how can that be, look what love gave us.
A world full of killing, n' blood-spilling
that world never came.
Now that the world isn't ending,
it's love that I’m sending to you.
It isn’t the love of a hero,
and that’s why I fear it won’t do.
And they say that a hero could save us.
I’m not gonna stand here and wait.
I'll hold on to the wings of the eagles.
Watch as we all fly away.
And they're watching us
They're watching uS
as we all fly away.
*çok sonra öğrenecektik
Biz kendimizi görmek için birbirimize bakıyorduk..Bunu çok sonra öğrenecektik..
Kendi kokumuzu seviyorduk bir diğerinde, kendi gülüşümüz kadar içtendi ötekininki..Biz kendi kendimizle konuşuyor, tartışıyor, susuyorduk..Karşımızdaki göze rengini veren pigmentler kendimize aitti..Nasıl da seviyorduk..
Ne yaparsa yapsındı seviyorduk işte..Kendimizi seviyorduk..
Gecenin bir yarısı uyanıp kendimize sarılasımız geliyordu bazen, bazen eften püften kavga ediyorduk kendimizle..Biz bir oluyorduk, dünya öteki..
Sanki susuz kalmıştık da iliklerimize kadar içiyorduk, içiyorduk kanmıyorduk kendimize..Bir düş kuruyorduk karşımızdakine dair, oysa düş tamamen kendimizin düşü..Bir yarım yamalak rüya ötekinin içinde olduğu..Bi bakmışız kendimiziz..
Bazen insan kendinden bile sıkılıyordu..Bunu hesaba katan yoktu..Sıkılıyordu kendi sesinden,soluğundan, düşünden..Boyadığı renkten sıkılıp bir başka boya almak istiyordu bazen insan eline..Kurduğu düşten sıyrılıp milyonlarcasının peşinden gitmeye yeltendiği oluyordu bazen..Verdiği sözlere sadık olamayabiliyordu insan..O zamanlarda kendimizi sevmekten uzaklaşıyorduk bazen..Taa ki bizi bize
sevdirecek başka şeyler bulana dek..
Bizi bize en çok hatırlatanı, en çok öz'ümüz olanı, bize en yakın olanı seviyorduk..Sevmek daha da güzel kılıyordu öz'ümüzü..Sevmek bizi bize hatırlatıyordu çünkü..
Ve,
Karşımızdakinde hoşlanmadığımız ne varsa o da kendimizindi..Affedilemez sözleri, öfkelerimizi, korkularımızı
kırılganlıklarımızı, herşeyi bir aynaya bakar gibi izliyorduk karşımızdakinde..
Seni seviyorumları seni özledimlere bağlayan cümleler kuruyorduk kendimize..Özledim diyorduk, yanımızdayken bizi bize hatırlatan karşımızdakini..Yani kısacası kendimizi özlüyorduk..
Sonsuza kadar özleyecektik..Çünkü bunun için birbirlerine kendilerini hatırlatan iki insanın
ansızın soluk soluğa kendilerini hatırladıkları bir an'da atılmıştı tohumumuz Dünya denen toprağa..
Bunun için hep bizi bize hatırlatan birilerini özlemeye,kendimizi özlemeye mahkumduk..
Biri gelecekti ve bizi bize hatırlatacaktı..
Biri gidecekti biz 'özlüyorum seni' diyerek kendimizi özlemeye devam edecektik..
Biri geldi..
Biri gitti..
Biri geldi..
Biri gitti..
.
.
.
Biri gitti..
Kendi kokumuzu seviyorduk bir diğerinde, kendi gülüşümüz kadar içtendi ötekininki..Biz kendi kendimizle konuşuyor, tartışıyor, susuyorduk..Karşımızdaki göze rengini veren pigmentler kendimize aitti..Nasıl da seviyorduk..
Ne yaparsa yapsındı seviyorduk işte..Kendimizi seviyorduk..
Gecenin bir yarısı uyanıp kendimize sarılasımız geliyordu bazen, bazen eften püften kavga ediyorduk kendimizle..Biz bir oluyorduk, dünya öteki..
Sanki susuz kalmıştık da iliklerimize kadar içiyorduk, içiyorduk kanmıyorduk kendimize..Bir düş kuruyorduk karşımızdakine dair, oysa düş tamamen kendimizin düşü..Bir yarım yamalak rüya ötekinin içinde olduğu..Bi bakmışız kendimiziz..
Bazen insan kendinden bile sıkılıyordu..Bunu hesaba katan yoktu..Sıkılıyordu kendi sesinden,soluğundan, düşünden..Boyadığı renkten sıkılıp bir başka boya almak istiyordu bazen insan eline..Kurduğu düşten sıyrılıp milyonlarcasının peşinden gitmeye yeltendiği oluyordu bazen..Verdiği sözlere sadık olamayabiliyordu insan..O zamanlarda kendimizi sevmekten uzaklaşıyorduk bazen..Taa ki bizi bize
sevdirecek başka şeyler bulana dek..
Bizi bize en çok hatırlatanı, en çok öz'ümüz olanı, bize en yakın olanı seviyorduk..Sevmek daha da güzel kılıyordu öz'ümüzü..Sevmek bizi bize hatırlatıyordu çünkü..
Ve,
Karşımızdakinde hoşlanmadığımız ne varsa o da kendimizindi..Affedilemez sözleri, öfkelerimizi, korkularımızı
kırılganlıklarımızı, herşeyi bir aynaya bakar gibi izliyorduk karşımızdakinde..
Seni seviyorumları seni özledimlere bağlayan cümleler kuruyorduk kendimize..Özledim diyorduk, yanımızdayken bizi bize hatırlatan karşımızdakini..Yani kısacası kendimizi özlüyorduk..
Sonsuza kadar özleyecektik..Çünkü bunun için birbirlerine kendilerini hatırlatan iki insanın
ansızın soluk soluğa kendilerini hatırladıkları bir an'da atılmıştı tohumumuz Dünya denen toprağa..
Bunun için hep bizi bize hatırlatan birilerini özlemeye,kendimizi özlemeye mahkumduk..
Biri gelecekti ve bizi bize hatırlatacaktı..
Biri gidecekti biz 'özlüyorum seni' diyerek kendimizi özlemeye devam edecektik..
Biri geldi..
Biri gitti..
Biri geldi..
Biri gitti..
.
.
.
Biri gitti..
*her yürek taşıyamaz beni
Dün "Canım" olan, yarın düşmanım olmaz benim..
Yaşananların hatırı hep saklı kalır,
Hatırları sorulur, selamları hep alınır..
"Sildiklerim" vardır bir de,
Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır..
Adları anılmaz, hatırları sorulmaz..
Sadece beddualarımdır!
Vicdanla birlikte,
"Şeref" ararım ben sevdiklerimde..
Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim..
Zaman gelir "Şerefsizleri" de severim!
Her yerde gözüm kulağım vardır benim,
“Eksik söylemek yalan söylemek değildir” mantığındaki “Çok Dürüstler”?
Beni değil, kendilerini kandırırlar yalnızca..
Bilmezden gelişlerim, aptala yatışlarım..
Kaybetme korkumdan değil,
Karşımdakilerin yalan söyleme potansiyallerine olan merakımdandır..
"İnkar" olmaz benim hayatımda..
Yaşananı, “Yaşanmamış” saymam!
Sayanları da SAYMAM!
Kelimelere sığmaz,
Sayfalar sürer beni anlatmak..
Ama ne kadar anlatılırsa anlatılsın,
Yaşayan bilir beni, yaşamayan anlamaz..
Ağırdır sevmelerim.. Her "Yürek" taşıyamaz,
Büyüktür umutlarım.. Her "Omuz" kaldıramaz!
Yaşananların hatırı hep saklı kalır,
Hatırları sorulur, selamları hep alınır..
"Sildiklerim" vardır bir de,
Onlar yanlışlarım ve pişmanlıklarımdır..
Adları anılmaz, hatırları sorulmaz..
Sadece beddualarımdır!
Vicdanla birlikte,
"Şeref" ararım ben sevdiklerimde..
Her zaman doğru değildir elbet seçimlerim..
Zaman gelir "Şerefsizleri" de severim!
Her yerde gözüm kulağım vardır benim,
“Eksik söylemek yalan söylemek değildir” mantığındaki “Çok Dürüstler”?
Beni değil, kendilerini kandırırlar yalnızca..
Bilmezden gelişlerim, aptala yatışlarım..
Kaybetme korkumdan değil,
Karşımdakilerin yalan söyleme potansiyallerine olan merakımdandır..
"İnkar" olmaz benim hayatımda..
Yaşananı, “Yaşanmamış” saymam!
Sayanları da SAYMAM!
Kelimelere sığmaz,
Sayfalar sürer beni anlatmak..
Ama ne kadar anlatılırsa anlatılsın,
Yaşayan bilir beni, yaşamayan anlamaz..
Ağırdır sevmelerim.. Her "Yürek" taşıyamaz,
Büyüktür umutlarım.. Her "Omuz" kaldıramaz!
*gerçek hayat
Rehnedilmiş bir hayat değil
Gökyüzü gibi mavi
Toprak kadar gerçek kokan bir yaşam istiyorum.
Gökyüzü gibi mavi
Toprak kadar gerçek kokan bir yaşam istiyorum.
*çünkü sen
Uğruna,
"aşk" her kapısını çaldığında yüreğinin,
En içinde bir yerlerde
Aklının, doğru insanın sen olduğuna,
Kalbinin senin bir gün mutlaka gelecek olduğuna dair inancını
Asla kaybetmediği,
Ve her düştüğünde,
Mıh gibi gizlediği kadife kutularında saklı seni çıkartarak,
Sarılarak bunca özlemle,
Seni bekleyen bir kadının, ilk kez doğan güneşi olacaksın sen..
Atla da gel atına..
Yürüdüğü o uzun sahil yollarında,
Dalgaların ismini çarptığını duyarken kayalara,
Tüm kalbiyle seni dileyen bir yüreğin,
Nicedir kimselerin tutmasına izin vermediği,
Elini tutan ve ona aşkı sil baştan öğreten olacaksın sen...
Sabahları uyandığında senden çok önce merhaba demiş olarak güne,
Sana kahvaltılar hazırlayan tüm içtenliği ile,
Seni içine sığdıramayacak kadar çok seven bir kadının,
Erkeği olacaksın sen..
Çünkü sen,
Hastalandığında başında bekleyecek kadar gecelerce,
Şefkati ile,
Başarılarında,
Gurur duyarak alkışlarıyla ardında,
İşe giderken bile,
her tür kötülükten korunman için dualarıyla,
Üzüldüğün anlarda,
Her istediğinde, basını yaslayabileceğin bir omuzda,
...BEKLENENSİN...
Ve sen sevgili,
Kalbinin bir köşesindeki yaralar yüzünden nice zamandır aşka küsmüş,
Ruhunun bir kıyısı bu yüzden hep bakir kalmış birinin,
Sırlarını, Sınırlarını ilk keşfeden olabilmen için,
Bir şehrin bir köşesinde bir kalbin DİLEDİĞİSİN..
Hazırsan bu denli sevilmeye,
ATLA DA GEL ATINA....
Seni Bekliyorum Ben....
"aşk" her kapısını çaldığında yüreğinin,
En içinde bir yerlerde
Aklının, doğru insanın sen olduğuna,
Kalbinin senin bir gün mutlaka gelecek olduğuna dair inancını
Asla kaybetmediği,
Ve her düştüğünde,
Mıh gibi gizlediği kadife kutularında saklı seni çıkartarak,
Sarılarak bunca özlemle,
Seni bekleyen bir kadının, ilk kez doğan güneşi olacaksın sen..
Atla da gel atına..
Yürüdüğü o uzun sahil yollarında,
Dalgaların ismini çarptığını duyarken kayalara,
Tüm kalbiyle seni dileyen bir yüreğin,
Nicedir kimselerin tutmasına izin vermediği,
Elini tutan ve ona aşkı sil baştan öğreten olacaksın sen...
Sabahları uyandığında senden çok önce merhaba demiş olarak güne,
Sana kahvaltılar hazırlayan tüm içtenliği ile,
Seni içine sığdıramayacak kadar çok seven bir kadının,
Erkeği olacaksın sen..
Çünkü sen,
Hastalandığında başında bekleyecek kadar gecelerce,
Şefkati ile,
Başarılarında,
Gurur duyarak alkışlarıyla ardında,
İşe giderken bile,
her tür kötülükten korunman için dualarıyla,
Üzüldüğün anlarda,
Her istediğinde, basını yaslayabileceğin bir omuzda,
...BEKLENENSİN...
Ve sen sevgili,
Kalbinin bir köşesindeki yaralar yüzünden nice zamandır aşka küsmüş,
Ruhunun bir kıyısı bu yüzden hep bakir kalmış birinin,
Sırlarını, Sınırlarını ilk keşfeden olabilmen için,
Bir şehrin bir köşesinde bir kalbin DİLEDİĞİSİN..
Hazırsan bu denli sevilmeye,
ATLA DA GEL ATINA....
Seni Bekliyorum Ben....
*ne kaldı bak ellerimde
unutulurmu gökyüzü
yitirirmiyim bu gül yüzü
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
solarmıyım gündüz gece
güneşim yoksa bu son hece... Devamı
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
zehirlendi dudaklarım
çocukken nasıl ağlardım
birer birer neyim mi kalır geriye baksamda
ne kaldı bak ellerimde
biliyorum gülüyorsun
her adımım daha derine
ölüyorum...
törpülenmiş tırnaklarım
güçsüzdüm ben de avlandım
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
herşeyim olmuş bilmece
çözdükçe gördüm işkence
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
bir başıma kaldım şimdi
nerde hata yaptım bilmem ki
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
ne kaldı bak ellerimde
biliyorum gülüyorsun
her adımım daha derine
ölüyorum..
yitirirmiyim bu gül yüzü
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
solarmıyım gündüz gece
güneşim yoksa bu son hece... Devamı
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
zehirlendi dudaklarım
çocukken nasıl ağlardım
birer birer neyim mi kalır geriye baksamda
ne kaldı bak ellerimde
biliyorum gülüyorsun
her adımım daha derine
ölüyorum...
törpülenmiş tırnaklarım
güçsüzdüm ben de avlandım
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
herşeyim olmuş bilmece
çözdükçe gördüm işkence
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
bir başıma kaldım şimdi
nerde hata yaptım bilmem ki
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
ne kaldı bak ellerimde
biliyorum gülüyorsun
her adımım daha derine
ölüyorum..
*sweet home
Döndüm şehrime yine
İstanbul kokuyor üstüm başım
Evim, koltuğum, masam, insanın evi gibisi yok!
İstediği kadar 5 yıldızlı otel olsun, fark etmiyor,
insan alıştığını arıyor...
İstanbul kokuyor üstüm başım
Evim, koltuğum, masam, insanın evi gibisi yok!
İstediği kadar 5 yıldızlı otel olsun, fark etmiyor,
insan alıştığını arıyor...
*kadın
Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin.Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak.En seksi leydi olmayı da bilecek,hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de. Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küfretmeyecek, Kadın dediğin ayıp nedir bilecek. Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek.Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak...
Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi olmayacak.
öyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz.
Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak herşeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri Yahut pahalı parfümlerin sindiği, boyacı küpü gibi, her
öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin.
Kadın dediğin güzel olacak ama eli yündenden çok öte birşey.Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek,o hamura kendini katmasını da... Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak.Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmeyecek.Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek ,başka sevgili edinmeyecek.
Sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir, olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak... Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından,dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden,tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak. Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala
olabilir ancak sana rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak.En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa...Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle.Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyide... Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek.Parayla pulla, kariyerle,kimin ne dediğiyle ,sınırlamayacak.Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla... Bileceksin ki evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana...
Öyle bir kadın işte...Nerede oyle kadın yoktur deme...
Vardır vardııııııııır!..
Sende adam olacaksın seçmesini bileceksin!!!
Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi olmayacak.
öyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz.
Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak herşeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri Yahut pahalı parfümlerin sindiği, boyacı küpü gibi, her
öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin. Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin.
Kadın dediğin güzel olacak ama eli yündenden çok öte birşey.Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek,o hamura kendini katmasını da... Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak.Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmeyecek.Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek ,başka sevgili edinmeyecek.
Sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir, olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak... Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından,dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden,tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak. Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala
olabilir ancak sana rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak.En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa...Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle.Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyide... Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek.Parayla pulla, kariyerle,kimin ne dediğiyle ,sınırlamayacak.Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla... Bileceksin ki evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana...
Öyle bir kadın işte...Nerede oyle kadın yoktur deme...
Vardır vardııııııııır!..
Sende adam olacaksın seçmesini bileceksin!!!
25 Kasım 2009
*yalnızlık
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte...
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.
Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte...
*çocuk
Kırılgan bir çocuğum ben,
Yüreğim cam kırığı.
Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı.
Saldırgan diyorlar bana;
Oysa kırılganım ben,
Gözyaşlarım mücevher;
Saklıyorum herkesten.
Ürküyorlar gözümdeki ateşten,
Ürküyorlar dilimdeki zehirden,
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözü kara cesaretimden.
Diyorlar:Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa;böyle yapmasam ben,
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Yüreğim cam kırığı.
Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı.
Saldırgan diyorlar bana;
Oysa kırılganım ben,
Gözyaşlarım mücevher;
Saklıyorum herkesten.
Ürküyorlar gözümdeki ateşten,
Ürküyorlar dilimdeki zehirden,
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözü kara cesaretimden.
Diyorlar:Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa;böyle yapmasam ben,
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
*ne kaldı bak ellerimde
unutulurmu gökyüzü
yitirirmiyim bu gül yüzü
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
solarmıyım gündüz gece
güneşim yoksa bu son hece... Devamı
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
zehirlendi dudaklarım
çocukken nasıl ağlardım
birer birer neyim mi kalır geriye baksamda
ne kaldı bak ellerimde
biliyorum gülüyorsun
her adımım daha derine
ölüyorum...
törpülenmiş tırnaklarım
güçsüzdüm ben de avlandım
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
herşeyim olmuş bilmece
çözdükçe gördüm işkence
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
bir başıma kaldım şimdi
nerde hata yaptım bilmem ki
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
ne kaldı bak ellerimde
biliyorum gülüyorsun
her adımım daha derine
ölüyorum..
yitirirmiyim bu gül yüzü
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
solarmıyım gündüz gece
güneşim yoksa bu son hece... Devamı
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
zehirlendi dudaklarım
çocukken nasıl ağlardım
birer birer neyim mi kalır geriye baksamda
ne kaldı bak ellerimde
biliyorum gülüyorsun
her adımım daha derine
ölüyorum...
törpülenmiş tırnaklarım
güçsüzdüm ben de avlandım
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
herşeyim olmuş bilmece
çözdükçe gördüm işkence
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
bir başıma kaldım şimdi
nerde hata yaptım bilmem ki
birer birer neyim mi kalır geriye baksam da
ne kaldı bak ellerimde
biliyorum gülüyorsun
her adımım daha derine
ölüyorum..
*ağlamak
Saatler durup sessizlik çöktüğünde Gece gelir üstüne Sonra yıldızlar dans eder Sen izlersin uzanıp dokunmak istersin Yetişemezsin dünya döner Gündüz olur birden Bulutlar gelir üstüne Onlar ağlar sen susarsın İki arada bir deredesin aslında Ağlasan 4’te 3’ün kuruyacak Ağlamasan 4’te 1’in çürüyecek Ağlayacak gibi olursun Bulutlar kaçar Yerini soğuk bir rüzgar alır Artık soğuktur hava ve Gözlerin kıpkırmızı Titremektesin Ellerin ceplerinde Önünde koca bir şehir İçinde ağlayamamanın Yarım kalmışlığı birikir...
*bazenlerim...
Sesli düşünürüm ben bazen..İçimden ne geçerse söylerim.. Kalabalıklar yorar beni bazen, yalnızlığı seçerim.. Aynaya baktığımda gördüğümü tebrik ederim bazen, bazen dalga geçerim.. Küçücük mutluluklar dudağımın kıyısında kocaman gülücüklere dönüşür bazen.. Bazen dünyayı tepsiyle sunsalar vazgeçerim.. Dönüşürüm bazen, bazen dönüştürürüm ben.. Görürüm ben bazen, bazen görmemezlikten gelirim.. Bazen hayatın tamamını içime tek nefeste çeker, bazen nefes almakta zorluk çekerim.. Dururum yol kenarında bazen insanları seyrederim.. Koşarım bazen, kendimi geçerim.. İçerim bazen kendimden geçerim, susarım bazen kelimelerden geçerim..Bazen bir şarkıya tutulur onu tek geçerim.. Sorarım bazen, bazen sorgulamadan geçerim.. Yaparım bazen, bazen vazgeçerim.. Birinin yüzüne bakıp onu dinlerken beynimin içinde başka problemler çözerim.. Bir kadına bakar vah çekerim,bir erkeğe bakar ah çekerim bir ülkeye bakar tüh çekerim.. Bazen sabahtan akşama kadar konuşur kafa şişirir, bazen sabahtan akşama kadar dinler ben şişerim.. Bir karara varmadan çok düşünür çok seçerim.. Bir filmde, bir resimde,bir fotoğrafta, bir gülüşte, bir seste, bir renkte, bir an'da kaybolur benden geçerim.. Bazen ayrıntılara takılır resmin tamamından vazgeçerim, bazen resmin tamamı için ayrıntılardan geçerim.. Yüzlerinize bakarım uzun uzun kafamda fotoğrafınızı çekerim.. Yüzlerinize bakmam hiç bakışlarımı çekerim.. Bazen rüzgar ben olur eser geçer, bazen ben rüzgar olur eser geçerim.. Yaşarım ben.. Bazen de vazgeçerim.. Uyurum böyle zamanlarda uzun uzun çok uzun Sonra kalkar yine yaşamak denen işi seçerim..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)